Mersin'de yöre insanının el emeği göz nuru ile ördüğü sepetler güneş altında bir yandan kuruyor,bir yandan alıcı bekliyor.Ürün portföyü ise çok geniş.Bebelere beşik bile var:)
Mersin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Mersin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
23 Ağustos 2010 Pazartesi
Gene Sepet:)
Mersin'de yöre insanının el emeği göz nuru ile ördüğü sepetler güneş altında bir yandan kuruyor,bir yandan alıcı bekliyor.Ürün portföyü ise çok geniş.Bebelere beşik bile var:)
8 Ocak 2010 Cuma
30 Eylül 2009 Çarşamba
Yöresel Kahvaltı,Odun Ateşinde Çay,Kekikli Ayran
23 Ağustos 2009 Pazar
Bunlar da Mersin'in Güzelleri
2004 yılında Mersin'e yolum düşmüştü.O zaman herkesin bildiği bazı yerleri;cennet-cehennem çukuru,Ashab-ı Kehf mağarası,şelale v.s. görme fırsatım olmuştu.Bu kez kenarda köşede kalmış,öyle herkesin bilmediği,tabiri caizse 'kayıp cennetler' peşindeydim.Uzuncaburç yaylası örneğin...
Aşşağıda(deniz seviyesinde) küçücük bir plajda 150 kişi sıkış tepiş_hem de öğle sıcağında_ yüzmeye çalışırken Uzuncaburç yaylasında in cin top oynuyordu.
Yayla fotoğraflarını ilerde bir gün yayınlarım(inşaAllah).Şimdi Mersin'in güzellerinden bahsedelim.Alttaki fotoğrafı yol kenarında hizmet veren bir gözlemecide çektim(Kargıpınar).Şu sandalyelerin güzelliğine bakar mısınız!Gözleme sadece 2 lira.Manzara bedava:)
Kamışlarla alanı çevirmişler.Şeker kamışı mı ki acaba?Her şeyi sormaya pek bir meraklıyımdır ama bu ayrıntıyı atlamışım.Peçeteliği saymazsak ortamda hiç plastik yok.Yolculuk yaparken böyle bir yerde durmak çölde vahaya düşmüş hissi uyandırıyor insanda:)
Pembe 'darabulus' ipekli kumaştan dokunmuş.Kadın giysisinde eteğin üzerinden aşşağı doğru sarkıtılırmış.Bu biraz fiyakalısı.Özel günler için.
En alttaki göynek.Bir nevi iç giysisi.Yüzde yüz pamuklu kumaştan.Diğerleri havlu.
Şimdi ben yüzde yüz pamuklu kumaştan bir giysi almak istesem,markalaşmış bir ürün almak zorundayım.Bir kucak dolusu para dökerek...Bundan çok değil 60 yıl önce nenem(sözün gelişi) bile pamuklu giyiyordu.Demek çok dokunduğu için fiyatı da ucuzdu.O günlere geri dönmek çok mu zor ki?

Mersin kilimleri.Keçi bol elbet.Keçi kılından dokunuyor kilimleri de.Mersinliler 'çul' diyor bu güzellere.Ben 'kilim' diye bahsedeceğim.
Alttaki yolluk keçi+yün ipliğinden.Üzerindeki seccade diğerleri gibi dik tezgahlarda değil yatay tezgahta dokunmuş.
Yaz gelince halılar kaldırılıyor,kilimler seriliyor.Eskisi gibi dokuyanı yok.Çul dokuyan birini bulmak istesem epeyce araştırıp soruşturmam gerekir.Fotoğrafını çektiğim çullar 70 küsur yıllık.Aklımızı başımıza almazsak 20 sene sonra fotoğrafını çekecek çul dahi bulamayacağız.
Hatırımı kırmayan,üşenmeden sandığındakileri ortaya döken Silifkeli Sadiye Hanım'a teşekkür ediyorum tekrar:)
19 Ağustos 2009 Çarşamba
Mersin'de Deniz Keyfi+Plastiğe Alternatif Çözüm Önerisi
Plastik kullanımı öyle bir noktaya geldi ki,bambu ve hasır sandalyelerin bile plastiklerini üretmişler.Karşıdan bakıldığında plastik olduğunun anlaşılması imkansız.
Plastiği bu kadar çok kullanmanın iki önemli sakıncası var:
Birincisi;plastik petrolden üretiliyor.Petrol rezervleri ise tükenmek üzere.Kullandığımız her bir plastikle muhtemel bir üçüncü dünya savaşını teşvik etmiş oluyoruz.
İkincisi;plastik doğada yok olmuyor.Bir piknik alanında pet şişe bıraktınız farzedelim.Bin yıl sonra bilmem kaçıncı kuşaktan torununuz aynı yerde piknik yapmaya niyetlenmiş olsun.Bıraktığınız pet şişenin hala orada olduğunu görecektir.Rüzgar götürmediyse:P
Buradaki haberi okuduğumdan beri Mersin'e gitmeyi düşlüyordum.Böylece plastik çamaşır sepetlerini,çöp kovalarını,seleleri atıp(geri dönüşüme gönderip) yerine el emeği,doğayla barışık sepetler alabilecektim.Sonunda kısmet oldu;eşim deniz aşkına,ben sepet aşkına düştük yollara:)
Mersinli dost-ahbap yardımcı oldu;kimseciklerin uğramadığı bir kumsal bulduk.Koskoca kumsal bize ait gibiydi.Bu kez denize girmedim.Gölgede oturdum,fotoğraf çektim,deniz kabuğu topladım.Sabah 10:30'dan sonra,akşam 17:00'den önce denize girilmesine izin vermedim.Bazıları bana 'pimpirikli' ya da 'aşırı kaygılı' yakıştırması yapıyor,varsın olsun.
Sivas'tan aldığım söğüt ağacından çamaşır selesini plaj çantası niyetine kullandım.Ama oyuncaklara bir çözüm bulabilmiş değilim.Keşke şu kovaların,tırmıkların alternatifleri olsaydı.Cilalanmış ahşap olamaz mı mesela?Elimden geldiğince yerli üretim olmasına dikkat ediyorum şimdilik.http://www.pilsan.com.tr/Ülkemizde oyuncakların yüzde doksanı ithal ediliyor.Böyle bir ortamda Pilsan bence zoru başarmış.Takdir etmek gerek.Kriz ortamında takdirlerimizi satın alarak gösterelim derim ben.Seneye bunu da bulamayabiliriz.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)