22 Aralık 2009 Salı

Harbiye(Antakya)

Antakya dediğin şuracıkta,topu topu 200km mesafede.Ama Allah nasip etmezse gidilmiyor işte.Gaziantep'te yedinci yılımı doldurmak üzereyken,kısmetime bir gün önceden planlanan üç günlük bir Antakya gezisi düştü.Ehh bundan iyisi Şam'da kayısı:)Gece neredeyse hiç uyumadım,bavulları hazırladım.Kahvaltıdan sonra yola çıktık.

Gezimize Harbiye'den başladık.Muhteşem bir tabiat!..Şelalenin rahatlatan sesi,tertemiz hava,gölde ördekler...Dekorasyon da bir harika!Her yanda su kabakları,sepetler,testiler,küpler...Tam benlik yani:)

Harbiye'ye kış gelmemiş.Hala sonbaharı yaşıyor.Sıcaklık 18 derece.

Yola çıkmadan önce internette biraz araştırma yapmıştım.Şelalesi,ipek kumaşları ve defne sabunu ile ünlüymüş.Ayrıca bir yakınımdan öğrendiğime göre yakındaki köyde sepetçilikle uğraşan aileler varmış.Köye gittik ama görünürlerde sepet falan yoktu,moralim bozuldu.Gittiğim yerlerden sepet almadan dönmemek gibi bir takıntım var da:)
Harbiye'nin içkisiz bir aile restoranına ihtiyacı var.Bir de otantik dekorasyon malzemeleri satan yerler olsa fena olmazdı.Su kabakları ve sepetler sadece seyirlikmiş.

Sepetler bu bitkiden yapılıyor galiba.Kimseye sormadım gerçi,bu benim tahminim.
Hava kararmaya başlayınca ertesi gün tekrar gelmek üzere otele döndük.El dokuması ipekli kumaşlar satan dükkanlara uğrayamamıştım çünkü.
İpek böcekçiliği eskisi kadar yapılmıyor malum.Ne mutlu ki Harbiye'de bu mesleği hala sürdürenler varmış.El tezgahlarında dokudukları ipekli-pamuklu ya da keten kumaşları burada satışa sunuyorlar.Kumaşlar muhteşem!İpek eşarplar,şallar,masa örtüleri...
Dükkanların içine birer de tezgah yerleştirmişler.İpeğin ham hali pamuğu andırıyor.Biraz daha narin ve yumuşak.
İpekböcekçiliğinin neden eskisi kadar rağbet görmediğine gelince:Menşei petrol ve kömür tozu olan sunni iplik;ipek,yün pamuk gibi organik malzemelerin yerini aldı.Ayrıca tarımda kullanılan kimyasal ilaçlar ipekböceklerinin zarar görmesine sebep oluyormuş.Bu da mesleğin sürdürülmesini zorlaştırıyor.

Birkaç kumaş alıp geri döndük.Bir sonraki yazıda defne sabunları ve tarihi Uzunçarşı(inşaAllah)...


Not:Bazı bloglara hala yorum bırakamıyorum.Benim kullandığım programdan kaynaklanıyor sanırım.Lütfen kusuruma bakmayın.

11 yorum:

Naile dedi ki...

Ben de çok kızıyorum kendime, o kadar yakın ama bir gidemedim diye. İnşallah bu yaz gitmek kısmet olur.

Leyya-craftmania dedi ki...

ben uzağım vala gidemem ancak senin resimlerinle idare etcem:))çok iç açıcı görüntüler gerçekten .selamlar.

beste dedi ki...

sepet bulamamissin ama fotografini cekmissin, el dokumasi ipek siir gibi gercekten birde hasap kopruye bayildim ben,huzur dolu bir yer iyiki gitmissin:) iyi seneler

Kitchen Sweet Kitchen dedi ki...

Şelale civarındaki restoranlarda bir sürü sepet vardı ama satmıyorlar.Gülümseyerek ''onlar dekor'' diyorlar.İyi seneler size de:)

minimalist dedi ki...

ne güzeeelll tam da benim şu sıra kafayı taktığım yere gitmişsin inşallah ben de giderim çünkü çok merak ediyorum. Yazdığın bilgileri not aldım bile.

gümüşlerin hobi dünyası dedi ki...

resimler muhteşem.ben Hataylı olmama rağmen oralara gidemedim.inşallah bende seneye giderim.
sepetler evet resimdeki bitkiden yapılıyor.bitkinin adı kamış.bizde kamışı birçok şeyde kullanırdık.hayırlı günler

Kitchen Sweet Kitchen dedi ki...

inşaAllah en yakın zamanda gidersiniz.Yaza kalmadan...Yazın nem ve sıcak yüzünden gezmek zorlaşabilir.En güzeli baharda gitmek galiba.

ceyt dedi ki...

yıllar önce bende gitmiştim.gerçekten çok güzel yerler.şimdi anılarım canlandı.ipeklere de bayıldım.resimler harika.
kocaman sevgiler.

Mimosa Café+Design dedi ki...

ben de o ipekçilerden kendime harika şallar almıştım :) beymenin - vakkonun ipek şalları buralarda üretiliyor. ilgilenenlere duyurulur. peki harbiyede hangi resotrana gittiniz? bizim favorimiz her daim hidrodur. mezeleri kebapları künefeleri herşeyleri bir ayrı harikadır.

Kitchen Sweet Kitchen dedi ki...

O restorandan özellikle bahsetmedim.Aşşağıda Sultan Sofrası'nda yemek istiyordum ama kısmet olmadı.Oğlum karnım acıktı diye tutturunca mecburen biyere oturduk.Adı da aklımda kalmamış.
İçkili restoranlarda yemekten rahatsızlık duyuyorum.O yüzden hatırlamak istemiyorum:)

Melek* dedi ki...

Asılı eşarplara yorum yazmadan geçemedim.Çok güzel duruyorlar...